Adalet Bakanı Yılmaz Tunç “Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını kabul etmek mümkün değil. 30 yıllık zaman aşımı süresi dolduğunda ki o dönemde yürürlükte olan Ceza Kanunu'na göre zaman aşımı 30 yıllık bir süreydi. 30 yıllık süre olunca o günkü kanununa tabi oldukları için yargının böyle bir kararı söz konusu oldu. Bu tür davalarda özellikle insanlığa işlenen suçlar bakımından zaman aşımını kaldıran bir iktidarız biz" dedi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç bir dizi ziyaretler için sabah saatlerinde Zonguldak'a geldi. İlk ziyaretini Zonguldak Valiliği'ne yapan Bakan Tunç, burada 3 firari sanık için zaman aşımı kararı verilen Sivas Olayları davasına ilişkin açıklama yaptı. Tunç, kararla ilgili CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını değerlendirdi. O günkü Türk Ceza Kanunu’nda zaman aşımı süresinin 30 yıl olduğu için düşme kararı verildiğini ancak AK Parti iktidarının insanlığa karşı suçlarda zaman aşımını kaldırdığını belirten Tunç, “Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını bir kere kabul etmek mümkün değil. Aslında bu çirkin bir açıklama. Ben de takip ettim. Özellikle şunu söylüyor; Sivas Davası'nda firari 3 sanığın davasının zaman aşımı nedeniyle, sürenin dolmuş olması nedeniyle mahkeme kararını eleştirerek burada Sayın Cumhurbaşkanımıza ‘siz suç ortağısınız’ şeklinde bir beyanatta bulunuyor. Bu beyanat, gerçekten çok çirkin bir beyanat. Burada şunu ifade edelim. Bir kere 1993 yılında meydana gelen bu elim olaylar sonrasında Sivas Davası süreci başladı. Sivas Davası'nda da gözaltına alınıp, tutuklanan sanıklarla ilgili yargılama süreçleri o dönemde başladı, devam etti ve mahkumiyetler verildi. Şu anda o sanıklar hükümlü konumunda ana davanın hükümlüleri cezalarını cezaevlerinde çekmeye devam ediyorlar. Tabi 3 sanık, firari sanıkla ilgili olarak yargılama süreci gerçekleştirilememişti. Firari sanıklar yakalanamamıştı. Kırmızı bülten çıkarılarak uluslararası düzeyde de aranmaları sağlandı. Bu da sonuç vermedi. Kırmızı bülten çıkarıldı. Yurt dışından kaçtıkları tespit edildi. Ve bu anlamda 30 yıllık zaman aşımı süresi dolduğunda ki, o dönemdeki yürürlükte olan ceza kanununa göre zaman aşımı 30 yıllık bir süreydi. 30 yıllık süre olunca o günkü kanununa tabii oldukları için yargının böyle bir kararı söz konusu oldu. Bu tür davalarda özellikle insanlığa işlenen suçlar bakımından zaman aşımını kaldıran bir iktidarız biz. Bu, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde oldu, Türk Ceza Kanunu bu anlamda değişti. Ama olayın meydana geldiği tarihte, 1993 tarihinde yürürlükte olan, Ceza Kanunu'na göre bu hüküm yoktu. Dolayısıyla suçun işlendiği tarihteki hüküm dikkate alındığı için ve otuz yıllık da zaman aşımı süresi de dolduğu için, sanıklar uluslararası düzeyde kırmızı bültenle arandığı halde yakalanamayıp Türkiye'ye getirilemediği için 30 yıllık zaman aşımı süresi dolunca, mahkeme de zaman aşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verdi. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımızla ilişkilendirmek ve ‘siz bu davayı bitirdiniz’ şeklinde ‘suç ortağısınız’ demek bir kere çok çirkin bir davranış, ne hukuki, ne ahlaki. O nedenle bu beyanatları sahibine iade ediyoruz” dedi.
Kırmızı bültenle aranırken İspanya’da yakalanan Muhammet Yakut’un iade süreciyle ilgili soruları yanıtlayan Bakan Tunç, “Onunla ilgili süreçler kendi mecrasında devam ediyor zaten. Kırmızı bülten, istinabe talepleri, tüm bunlar hukuki çerçevesi içerisinde takip edilen işlemler. Sonuçlandığında bilgi verilecektir” diye konuştu.
‘BİLİRKİŞİ İNCELEMELERİ SÖZ KONUSU’
Türkiye Taşkömürü Kurumu Armutçuk Müessesesi’ndeki maden ocağında 1 işçinin öldüğü 6 madencinin yaralandığı göçükle ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirten Bakan Tunç, “Bu tür yaralamalı ölümlü kazalarda mutlaka idari ve adli soruşturma açılır. Önceki kazalarda olduğu gibi burada da gerekli idari ve adli soruşturma açılmıştır. Henüz daha olay yeni, dolayısıyla bilirkişi incelemeleri vesaire söz konusu olur. Sonrasında da gerekli adli süreçler tamamlanır. O noktada herhangi bir endişeniz olmaması gerekir” ifadelerini kullandı. 

Editör: Can Özkan Kayabaşılı