Kdz. Ereğli Belediyesi önceki dönem başkanlarından Murat Sesli Kdz. Ereğli ilçesinde faaliyet gösteren yöresel derneklerin başkan ve yöneticileri sabah kahvaltısında bir araya geldi. Dernek başkanları ve yöneticilerle sohbet eden Sesli, 2024 yılının Mart ayında yapılacak seçimlerde Kdz. Ereğli Belediye Başkanlığına aday olacağını açıkladı. Partilerin adaylarını seçime 2 ay kala açıkladığını bu nedenle adayın hayata geçirmek istediği projeleri alel acele hazırlayıp halka anlatmaya çalıştığını belirten Sesli, kendisinin bu nedenle yaklaşık bir yıldır Kdz. Ereğli’nin ihtiyaç duyduğu projeleri profesyonel bir ekibe hazırlattığını, Cumhuriyet’in 100. Yılında 100 proje ile Kdz. Ereğli’yi yeniden inşa edeceklerini söyledi. 100 proje içerisinde ütopik yada hayali hiçbir projenin yer almadığını dile getiren Başkan Sesli, başta trafik ve otopark olmak üzere Kdz. Ereğli’de sorunları çözecek, vatandaşlarımızı rahatlatacak ve yaşam kalitesini yükseltecek projeler olacağını vurguladı. Kdz. Ereğli için olmazsa olmaz üç önemli konu bulunduğunu, bunların üzerinde durulması ve birlikte hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Sesli “Bildiğiniz üzere ben daha önce 20 ay belediye başkanlığı yaptım. 20 ay boyunca hizmet ettim Ereğli’ye. Bugüne kadar Ereğli’ye kim hizmet etmişse hepsine teşekkür ediyorum. Kim Ereğli’ye bir çivi çakmışsa hepsine şükranlarımı sunuyorum. Hepsi bizim için çok değerliler. Ölmüşlere rahmet, kalanlara da Allah sağlık sıhhat versin diyorum. Belediyecilik bir hizmet yarışıdır. Biz de bu yarışta var olduğumuz için buraya böyle bir girişimde bulunduk. Tabii bunun kararını verecek olan en son da Ereğli halkıdır. Biz mücadelemizi yapacağız. Kdz. Ereğli’nin öncelikle il olması için, geçtiğimiz aylarda MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin bir projesi vardı. Cumhuriyet’in 100. Yılında 100 il 1000 ilçe. Bu 100 ilin içerisinde Kdz. Ereğli her zaman vardı. 67 vilayetten sonra 81’e çıkan vilayet sayısı içerisinde de Ereğli vardı. Bartın ve Karabük il oldu. Biz de onlara bakarak il olmak istediğimizi her zaman belirttik. Ekonomi başta olmak üzere bütün kriterlere uyuyoruz il olmak için. Eğer Türkiye’de il sayısı 100’e çıkacaksa bunların içinde Kdz. Ereğli olmak zorunda. Kdz. Ereğli il olursa ekonomik şartları ve durumu çok iyi olur. Hem Ereğli hem Alaplı, daha sonra katılırsa tabii Akçakoca’nın da olduğunu hayal ettiğimiz bir il düşünüyoruz. Ereğli ve Alaplı sanayi kenti. Akçakoca’yı da turizm kenti yaparak Türkiye’de ilk 20 ilin içine gireriz diye düşünüyorum.  Ereğli il olursa ne olur? Ereğli olursa büyük bir kalkınma olur. Ereğli il olursa valilik de dahil bütün müdürlükler burada olur. Zonguldak’a gitmekten kurtuluruz. Ve gelen parayı burada biz dağıtırız. Zonguldak’ın toplam gelirinin belki de %75, %80’ini karşılayan biziz vergilerden dolayı. Ama karşılığında çok cüz’i bir pay alıyoruz. Ereğli’yi sevmiyorlar. Nedense sevmiyorlar, bizi kabul etmiyorlar? Ereğli’ye gıptayla bakıyorlar, kıskanıyorlar öyle görüyorum. Ama iş hizmete gelince Ereğli 2. plana kalıyor. Bu durumları hep yaşayacağımıza il olalım, Ereğli, Alaplı, Akçakoca üçgeninde, deniz kenarında devasa bir il oluruz. Ereğli’nin il olması konusunda hepimiz elimizi taşın altına koyacağız.  Hep beraber, el ele vererek Ereğli’nin il olması için mücadele edeceğiz. Tabii en son nokta cumhurbaşkanımızda bitiyor. Sesimiz ne kadar çok çıkarsa o kadar etki yaparız. İkincisi Ereğli ile ilgili biliyorsunuz Erdemir bizim olmazsa olmazımız. Ereğli Erdemir ile büyüdü, Erdemir Ereğli ile büyüdü. Ereğli olmasaydı Erdemir olmazdı. Erdemir olmasaydı Ereğli daha küçük bir ilçe olurdu. Erdemir’in nimetlerinden Ereğli’de yaşayan bir çok insan faydalandı. Ama özelleştikten sonra tabii ki Erdemir tamamen işi ticarete döktü. Yani Ereğli ile ilgili o katkı verdiği, okul yapımında olsun, bazı dernek yapımlarında olsun, her şeyde katkısı vardır. Özelleştikten sonra hepsini kesti. Biliyorsunuz Ereğli’de hava gazı tüketim vergisi adı altında biz Erdemir’den para alıyoruz. Havayı kirlettiği için değil. Sanayi kuruluşlarının olduğu bölgelerde böyle bir vergi var. Bu geçtiğimiz senelerde bunu iptal etmişiz, mahkemelik olmuşuz. Bu Kdz. Ereğli için eksidir. Erdemir, endüstri bölgesi olmak istiyor. Endüstri bölgesi olmak demek Ereğli içinde ayrı bir cumhuriyet demek. Erdemir sınırları içinde belediyenin hiçbir hak ve hukuku kalmayacak. Ne içeride yapılan binalarda söz sahibi olacak, ne de içeride aldığımız emlak vergisinden, tabela vergisinden, bütün vergilerden muaf olacak. Yani Ereğli’ye hiçbir katkısı olmayacak. Ama Ereğli’ye aynı dumanını salacak. Ereğli’de yaşayan insanlar tabii ki orada çalışacak ama çok büyük bir çıkmazın içerisine girebiliriz hizmet bakımından. O yüzden Erdemir’in özel endüstri bölgesi olmasını istemiyoruz. Bununla ilgili belediye başkanımızın da bir açıklaması var, bizim de bu konuyla ilgili bir açıklamamız oldu. İleriki günlerde STK’ların, siyasi partilerin ve bütün derneklerin katkı sağlayacağı bir toplantı düzenlenebilir. Bizim olmazsa olmazımız 1- Ereğli’nin il olması, 2- Erdemir’in Endüstri Bölgesi olmaması, 3- Erdemir’e alınacak işçinin Ereğli’de ve Ereğli’nin köyünde yaşayan insanlar olması. Her köye kontenjan ayrılabilir. Her mahalleye kontenjan ayrılabilir. Ve bunların alımı da torpil olmaması için kriterlere uyuyorsa kura ile olur. TTK’da kura sistemi var,  biz de onu istiyoruz. Alınacak işçiler kesin ve net Kdz. Ereğli ve köylerinden olsun diyorum.  Bu bölgeden olsun istiyoruz. Bizim çocuklarımız hep bağırıyor. Köylerde insan kalmadı, çocuklarımız Tekirdağ’da, Yalova’da işte İstanbul’da, hep Türkiye’nin değişik yerlerinde çalışıyor. Ama bakın, fabrika ağzımızın dibinde. Çocuklarımız faydalanamıyor. Bununla ilgili hepinizin desteği olacak zamanı gelecek. Bununla ilgili biz mücadelemizi vereceğiz. Ben Ereğli’yi yönetmek istiyorum, Ereğli’yi yönetirken de tek başıma değil, hep beraber yönetelim istiyorum. Bütün STK’lardan ve bütün siyasi partilerden destek alarak. Size bir örnek vereyim; çok uzağa gitmeye gerek yok. Düzce’nin depremden önce 49.500 nüfusu vardı. Düzce, depremle beraber kalkınmaya başladı. Ama Düzce’de şöyle bir şey var: TSO Başkanı valiye gidiyor, diyor ki: “Sayın Valim, ben bunu istiyorum.” O çıkıyor, diğer dernek başkanı geliyor, “Ben bunu istiyorum.” diyor. Valiye her giden aynı şeyi istiyor. Vali diyor ki, “her gelen aynı şeyi istiyor.”  Hepsi bir tek şeyi istiyorlar ve bunu beraber istiyor. Birlik beraberlik içerisinde isteklerini dile getiriyorlar. Ama bizde bir türlü 10 kişi bir araya gelip gidemiyoruz. Niye? Kendi aramızda hemen bölünüyoruz. Giden de tek bir şey istemiyor, birçok şey istiyor. Birçok şey istediğinde hiçbir şey alamazsın. Tek tek isteyeceğiz, her şeyi alacağız sırayla. Ben 1966 doğumluyum, Kdz. Ereğli’de Bağlık Mahallesinde doğdum. Eşim burada, çocuklarım burada doğdu. Dedem, nenem, babam, amcalarım, yengelerim hepsi burada yaşıyor. Benim buradan gitme şansım yok. Biz gelip gidiyoruz, kimse baki değil. Bizden sonra yaşayacak olan çocuklarımız, torunlarımız güzel bir Ereğli’de yaşasın. Cennet bir Ereğli’de yaşasın. Ereğli’de hakikaten birlik ve beraberliğe ihtiyaç var. Bu birlik ve beraberliği sağlamak için de bu koltuğa talip olduk. Sonuç tabii ki halk ne derse o olur. Ben halkımızın vereceği her karara saygılıyım.”

7-1

5-2

Dernek başkanları ve yöneticilere katılımlarından dolayı teşekkür eden Sesli, yaklaşık 2 saat süren toplantıda kendisine yöneltilen sorulara yanıt vererek sohbet etti.

Toplantı Sesli’nin dernek başkanı ve yöneticileri ile toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Editör: Can Özkan Kayabaşılı