44 yaşındaki Akdal'ın c*nayet zanlısı Murat D., bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Zonguldak 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde Öldürmeden, yaralamadan suç kayıtları bulunan Murat D., mahkemede yaptığı savunmada şu ifadeleri kullandı:
"Olaydan bir ay önce Serkan'ın evinde alkol aldık, bana kötü davrandı. Ben eşimle kısa tartışma yaşadım. Eşimi aradı, sesli mesaj gönderdi. 'Evli karıkocanın arasına girme, yeğenin benim eşim' dedim. Bir daha görüşmedim, aradan 20-25 gün geçti. Liman Arkası Varagel'den çarşıya inerken Serkan'la karşılaştık, bana yine küfür etmeye başladı.
'Seninle görüşeceğiz', dedi.
Yaşlı bir kadın orada bana 'uyma' dedi ve ben ayrıldım. Çarşı merkeze gelmeden Selim Nacak arkadaşım ile karşılaştım, saat 16.30'du.
Selim'le sohbet ettik, ayrıldık sahile geldik. Alkol aldık, müzik dinlemek için mobil veriyi açtım. Telefonda çağrı gördüm. Serkan beni whaysapdan aradı, kendisine geri döndüm. 'Hayırdır, sorunun ne' dedim.
Bana sinkaflı küfürler etti, sen kendi yeğenine mi küfür ettin dedim. "Evet ona ettim" dedi. Amacım eşimin kendinin yeğeni olduğunu hatırlatınca belki susar dedim. Bu sefer anama bacıma küfür etti. Kapattım, aramaları kayıtlarda görünmemiş. Beni hangi numaradan aradı farkında değilim.
Beni yine aradı, "Nerdesin?" dedi. Nerde olduğumu sordu. "Valiliğin altındayım" dedim. "bekle seni öldürmeye geliyorum" dedi.
Diğer arkadaşım Selim de bana "gelir mi acaba" diye sordu.
Ben de 'o sarhoş gelemez' dedim.
Eve gidiyordum; beni yine aradı;
Yanıma gelirken taksiyle geldiğini söyledi. "Seni öldürmeye geliyorum" dedi. Cebimdeki bıçağı çıkardım, "Abi gelme" dedim, küfür ederek gelmeye başladı. Elindeki demir sopayla geldi, vurdu bana, rastgele bıçağı saldırdım, öldürmek için değildi.
Benim hasımlarım var, 14 senedir üzerimde kendimi korumak için bıçak taşırım.
Bıçağı bir kere salladım, Serkan'ın yanındaki yeğenleri çocuklar bana vurmaya çalıştı. Serkan karşı kaldırıma geçti, çocuklara 'vurun' diye bağırıyordu. Ama ben onlara hiç vurmadım.
Sonra eve gidiyordum üzerimde kan vardı eve giremedim.
Merdivende eşime anlattım, o sıra kendimden geçmişim, bıçağı nerede düşürmüşüm bilmiyorum. Ben epilepsi hastasıyım.
Doktorlar Lokali'nin oraya doğru gittim, teslim olacaktım.
Sonra polis geldi, beni aldılar.
Teslim oldum, geçmişte yaşadıklarımın acısını yaşarken öldürme niyetim yoktu, Büyük üzüntü duyuyorum.
Bir husumetimiz yoktu. İlk tartıştığımızda maktül benden 2 bin TL. alkol parası istedi. Olay günü de eşimle tartışırken ben de eşimden tarafa olunca "Ben seni savunuyorum. S*ktir git l..n" dedi.
O gün eşim bana eve gel dedi, geliyorum dedim.
Bunun üzerine benim telefonumla eşimi aradı; 'buna ekmek verme su verme,
sen bozuk çamaşır makinesisin, seni bundan boşatacam' dedi.
Ertesi gün mesaj çekiyor: "Sen yavş*ksın" diyor. Kardeşimle eşime haber göndermiş 2 bin TL. borcum varmış, onu istediler. Eşim bunu sordu bana, bende yok dedim.
Eşime maktülün evinde montumu unutmuşum dedim, eşim de ananesine mesaj yazmış. Montum eve geldiğinde ne paralar ne evraklar vardı. Montumun her yeri de parçalanmıştı. Cebimde bin 700 TL. vardı, o alınmış. Ben bunun için maktülü bile hiç aramadım. Ben bu mevzuları hiç uzatmadım. O da beni aramadı hiç.
Polisler telefonuma baktığımda arama kayıtları yoktu. 14 yıl önce cezaevinden çıktım, evden işe, işten eve giderdim.
Baran Akdal, mahkemede yaptığı yaptığı tanıklıkta "Amcam beni aradı, bugün benlesiniz, beni yalnız bırakmayın" dedi. Önce Tersane'ye gittik "Burası sarmadı" dedi. Satranç Lokali'ne gittik, kavurma yiyecektik. Sürekli telefon çalıyordu. Amcam Kapuz'da çöp konteynırından sandalye bacaklarını aldı. Sonra telefonla sürekli görüştüğü Murat'la Valiliğin altında buluştular. Murat'ın montunun cebinde 900 lira vardı, evrak yoktu" ifadelerini kullandı.
Serkan Akdal'ın annesi Hanım Akdal, mahkemede "Benim oğlum 2 bin liranın peşine düşecek insan değil. Bu husumet sadece alkol yüzüne oldu. Oğlum Murat'a günlerdir hastanelerde baktı.
Murat eşiyle kavga etmiş, gelmiş bu konular hakkında oğlumla konuşmuşlar, alkolün etkisiyle kavga etmişler.
Benim oğlum sütten çıkmış ak kaşık demiyorum.
Saat 18.00'de aradım yemek için, o da bana "kavurma yiyoruz" dedi.
Arıyorum hiçbiri telefona bakmadı, içime bir ateş düştü" ifadelerini kullandı.




