Düzce’nin Akçakoca ilçesinde 47 yıldır eczacılık yapan Sabri Yılmaz (70), lenf kanserini yendikten sonra üniversite sınavına girip kazandığı Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünden birincilikle mezun oldu. Yılmaz, “Tarih benim hobim. Bu yaşta tarihle buluştum. Bitirdim, çok mutluyum. Hayatımda hiç bu kadar mutlu olmamıştım. Beynimi hayallerimle meşgul ederek bu günlere geldim. Hayatımın en verimli çağındayım. Yüksek lisans yapmak istiyorum” dedi.

Akçakoca’da 47 yıldır eczacılık yapan Sabri Yılmaz, 2015 yılında lenf kanseri oldu. Kanser teşhisinin ardından tedavi sürecine başlanan Yılmaz, bu süreçte İzmir’e gitti ve 9 Eylül Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi çatısı altında Yunanca eğitimi aldı. Yılmaz, bu süreçte hastalığını yendi. 2019 yılında üniversite sınavına giren Sabri Yılmaz, Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünü kazandı. Yılmaz, daha sonra Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih bölümüne yatay geçiş yaptı. Yılmaz, bu yıl üniversiteyi bölüm birincisi olarak bitirdi.
Sabri Yılmaz, “Tarih benim hobim. Bu yaşta tarihle buluştum. Bitirdim, çok mutluyum. Hayatımda hiç bu kadar mutlu olmamıştım. Beynimi hayallerimle meşgul ederek bu günlere geldim. Hayatımın en verimli çağındayım. Yüksek lisans yapmak istiyorum. Benim eczacı değil de tarihçi olmam gerekiyormuş” dedi.

‘KANSER BENİ MUTLU EDEN TARİHLE BULUŞTURDU’

2015 yılında yakalandığı lef kanserini yendiğini ifade eden Yılmaz, “Hastalıktan kurtulmanın yolu olarak bir şeylerle meşgul olmak, ortam değiştirmek gerekiyor diye düşündüm. Bilimsel şeyleri uyguladım. Daha sonra İzmir’e gittim ve Yunanca eğitimi aldım. Kanser olmam beni bu tarz hobilere yönetti. Daha sonra ise sınava girip tarih bölümünü kazandım. Önce Celal Bayar Üniversitesi ardından yatay geçişle Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’ne geçiş yaptım. Kanser benim hobilerle ve tarihle buluşmama sebep oldu. Sınıfta en yaşlı bendim. Hocalar benden sonuç almak için çabaladılar. Bir süre sonra hocalar beni polis sanıyormuş, öğrenci olacağıma hiç ihtimal vermemişler. Neredeyse kanser olduğuma sevineceğim. Kanser beni mutlu eden tarihle buluşturdu. Daha önce 50 yaşında karşılaşsaydım şu anda tarih profesörüydüm. İlk kanser olduğumu öğrenince dünya başıma yıkılmıştı. Sevdiklerimin dahi telefonlarını açmadım. Kanserle mücadele bir şey değil, ilk o haberi atlatmak çok zor” diye konuştu.

Editör: Sinan Kabatepe